Bir Staocı Filozofu Gibi Ertelemeyi Bırakmak
| Marcus Aurelius oğlusuna felsefî bir mektup yazarken. |
Roma çağında yaşamış olan Staocı filozofu Seneca bir keresinde tüm aptalların ortak özelliği onlar yaşamaya hep hazır olduğu ama hiçbir zaman yaşamadıklarını söyleyerek bir espri yapmıştır.
Bu 20 yüzyıl önceydi. On binlerce yıldır insanlar tıpkı sizin gibi oyalandılar: işlerini kenara çekti, erteledi, bahaneler uydurdu, ve son teslim tarihlerini yok olmasını dilediler. Sizde olduğu gibi, bu onları kaygılandırdı, aileleri ve iş arkadaşlarını öfkelendirdi, ve en kötüsü, zamanlarını boşa harcamalarına neden oldu.
Neyse ki eski insanların aksine, bizi ertelemeye teşvik eden zihinsel tuzaklara düşmemizi engelleyen asırlarla birikmiş bilgeliğimiz var. Burada eski felsefede var olan ve modern dünyada uygulanabilir yedi taktikle ertelemeyi önlemeyi görüceğiz.
Dizi Eylem
Hayat, bir bütün olarak hayal gücünü ezmesine izin vermeyin… Şu anki duruma odaklanın ve kendinize sorun: "Durum neden bu kadar dayanılmaz? Neden dayanamıyorum?" Cevaplamaktan utanacaksın. _ Marcus Aurelius, Meditations, 8.36
Herhangi bir hedefle ilgili ters gidebilecek her şeyi hayal gücünüzle canlandırmak sizi deli edebilir. Sorunları önceden düşünmek yararlı olsa da - Staocılar premeditatio malorum, ya da "kötüye önceden kafa yormak" denen alıştırmayı kullanarak bu tür olaylara hazırlık yaparlardı - en kötüyü hayal etmek bizi korkudan felç edebilir.
Bu yüzden Marcus Aurelius, hayat bir dizi eylemden oluştuğunu aklımızda tutmamızı istedi. Hiçbir yazar bir kitap yazmaz, der. Onlar sadece bir cümle, sonra bir tane daha, sonra bir cümle daha yazarlar.
Spor dünyasında, Alabama Üniversitesinin spor antrenörü Nick Saban oyuncularına büyük resmi - önemli oyunları, şampiyonluğu kazanmak, rakibin muazzam liderliği - unutmalarını ve sadece en küçük detaylara odaklanmalarını öğretti. Onlara: "Bu görevde, bu oyunda, bu saniyede neler yapmanız gerektiğini bi düşünün. Süreç budur: Bugünü, şu anki görevi düşünelim," demiştir.
Program Yap
Birçok kez, işlerimizi doğru varsayımlara göre değil, daha ziyade düşünmeden, bir alışkanlığı tekrar ederek yerine getiririz. _ Marcus Aurelius, Lectures and Fragments, 6.7
Epictetus bir keresinde "her bir alışkanlık ve beceriyi onu yaparak kazanırız, yürümeyi yürümekle, koşmayı koşmakla… Bu yüzden, bir şey yapmak istiyorsanız, onu bir alışkanlık haline getirin." Bir şeyi yapmak istemiyorsanız, onun tersi yapmayı bir alışkanlık haline getirin, demiştir.
Bundan dolayı, Staocıler rutinler ve alışkanlıklara çok önem verirlerdi. Onlar, birçok şeyi kontrol edemediğimiz bir dünyada kontrol edebileceğimiz bir rutini takip etmek gücümüzü ve kabiliyetimizi bize hatırlattığına inanırlardı.
Sıkı bir program olmadan ertelemeyi tüm karışıklığı, konforu, ve kargaşaları ile işimize kaçınılmaz olarak müdahale eder: Ne yapacaktım? Ne giyeceğim? Ne yiyeceğim? İlk olarak ne yapmalıyım? Sonra ne yapacağım? Hangi işi almalıyım? Bu sorunu mu çözeyim mi yoksa şu ateşi mi söndüreyim?
Bu gerçekten ızdıraptır. Seneca buna problem tasarlaması diyordu. "Tasarımsız bir hayat düzensizdir," yazdı. "Böyle durumlarda ilkeler zarurî olur. Amaçsızca ve titreyerek bir şekilde hareket etmek ve korkakça geri çekilmekten kadar hiçbir şey utanç vermeyeceğini benimle hemfikirsiniz sanırım. Ruhlarımızı kirleten, ve tüm çabalarımızı göstermeyi engelleyerek bizi ilerlemekten alıkoyan kusurlardan kurtulmadığımız sürece bu karışıklık hayatımızın her alanında oluşması kaçınılmazdır.
Yazar Haruki Murakami her gün aynı rutini takip etmenin nedeni: "Önemli olan tekrarlamaktır" diyerek açıklar. "Bu hipnotizma gibi bir şey. Derin düşüncelere erişmek için kendimi hipnotize ediyorum." Erteleme, kararsızlığımızdan kaynaklanır. Rutinler bu kararsızlığı bertaraf eder. Ne zaman ne yapacağımızı biliriz.
Karşılık vermek
Alışkanlık etkili bir güç olduğundan, ve düşünmeden bir şeylerden kaçmaya ve almaya alıştığımız için, karşılık koymanın alışkanlığı geliştirmeliyiz ve görünümler bize cazip geldiği yerlerde karşı koyma eğitimini kullanmalıyız. _ Epictetus, Discourses, 3.12.16
Kapıda havlayan bir köpekle karşılaştığında yapacağın en kötü şey bağırmaktır - köpeğe havlıyormuşsun gibi gelir. Köpek kaçarsa, peşinden gitmen faydası olmaz - şimdi ikiniz koşuyorsunuzdur. Her iki durumda köpeği başka şeylerle meşgul etmeniz daha iyi olacaktır. Oturmasını söyle ya da ters yönde kaç. Durumu değiştirerek kötü etkiyi durdur.
Aynı şey insanlara da geçerlidir. Kötü bir alışkanlık kendini gösterdiğinde, onun tersi ile karşılık verin. Bazen, oyalandığını fark ettiğiniz zaman, ısrarla devam etmek yerine kalkıp ve kafanızı dinlendirmek için yürüyüşe çıkmanız daha iyi olur. Sanatçı Austin Kleon'un üretici erteleme metodu dene: "Bir işi kenara çekerek başka bir işe odaklanarak erteleme ile çalışmanın karışıklığıdır - bazen tüm işleri bitirene dek durum böyle devam eder."
Mevcut alışkanlıklara karşı çık, karşı koyma eğitimi kullanarak ilerle, ve kötü bir etkiyi herhangi pozitif bir şeye dönüştür.
Her gün ufak bir kazanç
Kişisel sağlık ufak ufak eylemlerle elde edilir, buna rağmen bu kendisi küçük bir şey değildir. _ Zeno
Seneca, Romalı şövalye Lucilius'e birçok mektup yazdı. Bu mektuplardan, bizim uğraştığımız sorunların birçoğu Lucilius de uğraştığını anlıyoruz: tedirginlik, dikkatin dağılması, korku, arzu, ve öz disiplin.
Seneca gibi - onu önemseyen ve gerçeği söyleyen - bir arkadaşı olması iyidi. Bu mektupların birisinde Seneca'nın en iyi nasihati oldukça basitti. "Her gün seni yokluk, ölüm ve diğer belalardan koruyacak bir şey elde et," diye yazdı Lucilius'e.
Her gün bir kazanç. Hepsi bu. Ertelemede eşiği atlamanın yolu budur: mütevazı, sürekli, devamlı, ve artışlı bir şekilde ilerlemenin gelişmenin yolu olduğunu hatırlayın. İşinizi, kitabınızı, kariyerinizi, vücudunuzu hepsi günden güne küçük şeylerle inşa edersiniz.
Arnold Schwarzenegger bir film yapımcısı, girişimci, yazar, eski bir vali, uzman bir vücut geliştirici, ve beş çocuk babasıdır. Aynı zamanda o Staocılara hayrandır. Yeni bir videoda, pandemide güçlü kalmakla ilgili en iyi nasihatini verdi: "Önemli olan şey, her gün bir şey yapman."
Damla damlaya göl olur. Sadece her gün küçük bir zafer kazanmalısın. Ne kadar erken başlarsan, kendini o kadar iyi hissedersin - ve olursun.
Önemsizlikleri bırak
Önem sırasına göre işlere odaklanman gerektiğini hatırlamanız önemlidir, böylece önemsiz işlerle meşgul olamadığınoz sürece yorulmaz ve vazgeçmezsiniz. _ Marcus Aurelius
Erteleme, genellikle çok fazla çalışmaktan kaynaklanır. Listemizde o kadar çok iş vardır ki nereden başlayacağızmızı bilemeyiz. Seneca buna "hercai" diyordu. Birçok şeye dikkat etmek hiçbir şeye dikkat etmemek demektir. Bunu bir göçebeye benzetir: " Her yerde olmak hiçbir yerde olmamak demektir." İlerlemenin yolu en önemli işe odaklanmaktan geçer.
Bu Aurelius'un gelişme ve mutluluğun taarifiydi, ve bunu birçok zorunluluklar ve sorumlulukları olan bir adam söylemiş olması unutulmaması gereken bir gerçektir. "Huzur istiyorsanız daha az yapın" der. Ve o nasihatini dikkatle ele alır: Hiçbir şey yapmamak değil, daha az şey yapmak. Sadece önemli olanı. "Daha az yaptığın şeyi daha iyi bir şekilde yapınca, memnuniyetin ikiye katlanır."
Bu nasihati bugün ve her gün hatırlayın. Yapmamız gerektiğini düşündüğümüz - ve yaptığımız - birçok şey aslında önemli değildir. Bunları zorunluluk haline getirmeyin. O zaman önemli olanı daha iyi bir şekilde yaparsınız ve Aurelius'un bahsettiği huzuru tadabilirsiniz.
Önemli işlerle yüzleş
Evet, yapabilirsiniz - eğer herşeyi hayatında son şeymiş gibi yaparsanız, gayesiz olmayı bırakırsanız, duygularını aklınızın düşüncelerini bastırmasına izin vermezseniz; ikiyüzlü, bencil, sınırlı olmayı bırakırsanız başarırsınız. _ Marcus Aurelius
Bugün yüz yüze geldiğimiz bütün krizler, dikkat dağınıklığı ve baştan çıkma hepsi tarihte benzerleri vardır. O zaman böyle günlerin birinde Aurelius odaklanmaya çalışırken kendisine verdiği talimatı biz de dinlemeliyiz: "Her dakikada bir Romalı - adam - gibi önündeki işe gerçek ve tam anlamıyla ciddiyetle, duyarlılıkla, insafla, isteyerek odaklanın."
Üvey babası Antoninus'tan, Aurelius saatlerdir şikayet etmeden çalışmayı öğrendi. Zor işlerden ya da en rahatsız edici görevlerden hiçbir zaman kaçmadı. Yapması gereken bir iş varsa, şikayet etmeden yapardı. "Şikayetini kimseye duyurma, kendine bile," diye yazdı.
Sorumluluklarımızı ertelemek kolaydır, şikayet etmek de. Her ikisi de nefes alıp vermek kadar doğaldır, ama uzun vadede hiç faydaları oldu mu? Tabii, ellerini havada sallayarak sorunlarından kaçmak sizi bir süreliğine rahatlatır, ama bu durumu hiç iyiye çevirdi mi, sorunlarını çözdü mü, ya da sizi daha mutlu etti mi? Ertelemek, hayatınızın verimliliği artırıp stresi azalttı mı? Bahse giriyorum cevabınız hayır. Bu yüzden Aurelius'un izinden yürüyerek en önemli işlere odaklanmalıyız. Öncelikle bu mücadeleyi kazanırsak, günün geri kalanı esinti gibi geçer.
Aciliyetiniz Olsun
Dikkatiniz dağılmasına izin vermeyin. Bu kabul edilemez. Onun yerine şimdi ölüyormuşsunuz gibi… Aklınız bir köle olmasına, bencil dürtülerle sarsılmasına, kaderi ve şimdiki zamanı suçlamasına, geleceğe güvenmemesine izin vermeyin. _ Marcus Aurelius
Yazar ve tarihçi Cyril Northcote Parkinson'un "bir işe ne kadar zaman tanırsan, tamamlanması o kadar sürer," diye bir özdeyişi var. Bugün, bunu Parkinson kanunu olarak biliyoruz. Yani, okula bir makale yazmam için iki haftam varsa, bu iş iki hafta sürecek. Pazar günü temizliğe ayırırsam, bu iş gün boyunca sürecek. Bir işe sınırsız zaman tanırsanız, bu iş sonsuza dek sürecek. Son teslim günün diye bir tarih varsa, ertelemeye yer yok.
Parkinson kanunu lehimize kullanabiliriz. Staocıler kullandı. Momento mori - ölümlülüğü düşünmek - onların hatıratıcısıydı. Ölümlü olduğunuzu hatırlayın. Bir son teslim tarihe doğru yaklaştığınızı her zaman hatırlayın. Aurelius'un dediğini gibi: "Hemen şimdi ölebilirsiniz. Ne yapacağınızı, ne söyleyeceğinizi, ve ne düşündüğünüzü ona göre belirleyin." Paniğe kapılmak anlamında değil, öncelik, mütevazılık, aciliyet, ve takdir hissetmen anlamında.
Ölümsüzlüğü her ne kadar istesek de, ölümden yararlanabiliriz: İlerleyebilmek için bunu bir dürtü olarak kullanabiliriz. Hayatımızdaki önemli şeylerin ne olduğunu ve zamanımızı ona göre ayarlamak için onu bir hatırlatıcı olarak kullanabiliriz.
Metin Yazarı: Ryan Holiday
Çeviren: Rami Mahmoud
Kaynak: https://forge.medium.com/how-to-beat-procrastination-like-a-Staocı-philosopher-d9e1ddd31306
Yorumlar
Yorum Gönder