Stenografiyi Öğreniyorum

İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak üniversitenin ilk yılında öğretmenler konuşurken not almakta çok zorlandım, bu yüzden çoğu zaman dersi kayda alırdım; ama bu iyi bir çözüm değildi çünkü ses kaydı iki de bir durdurup geri aldığım için bir saatlik dersin kaydından not almak en az bir buçuk saat sürerdi. Daha kötüsü kayıt alınıyor diye ara sıra rüyalara dalardım ve derse katılmıyordum. Bu yüzden başka bir çözüm bulmalıydım.
Neyse ki yaz tatilinde ilk Dracula romanı okumuştum, ve kahramanlarının birisi olan Jonathen Harker stenografiyi kullanarak dar zamanda upuzun günlükler yazdığını okuyunca"Ben de bunu derslerde kullansam mı acaba?" diye ilham aldım.
İtiraf etmeliyim ki başlangıçta o kadar çok zorlandım ki dört beş kez vazgeçmiştim, ama sonunda öğrendim ve emeğe değdi. Artık eskisinden daha rahat not alır, derse katılır, ve günün sonunda notlarımı temize çekerek öğretmenlerin şiddetle tavsiye ettiği gibi dersi tekrar okumuş oldum. Üstelikte en takdir ettiğim öğretmenlerden birisi "Bu az görünen bir şeydir" diyerek beni övdü.
"Sahip olduğunuz nimete en iyi teşekkür etmenin yolu onu başkalarıyla paylaşmaktır" derler, bu yüzden siz de stenografiyi öğrenebilmeniz için bildiğim üç adımı anlatacağım.
Başlamadan önce kurşun ve tükenmez kalemler stenografi için en uygun kalemlerdir.
ANLAMAK:
"Bir sorunu çözmek için bana bir saat verilse, 55 dakikadır sorunun detayları inceler, son 5 dakikada da çözümü düşünürdüm" Albert Einstein.
Stenografiyi öğrenmediğimde kendi kendime "Nasıl öğrenebilirim?" değil "Neden öğrenmiyorum?" diye sordum. Meğer sorun çok basitmiş: Semboller o kadar tahuf geliyor ki aklımda bir türlü tutamıyordum. Bu yüzden günde en az bir kez gözden geçirmekle (ezberlemeye çalışmadan) sembolleri tanıdık hâle getirmeye çalıştım - bir süre sonra onları ezberlemiş buldum kendimi.
ALIŞTIRMA:
Üniversitenin ilk yılında öğretmenler bize ilk olarak serbestyazmayı öğrettiler: Belli bir süre boyunca acele etmeden, yazdıklarımız anlamlı mı yoksa doğru mu yazıldı ya da hangi kelime uygundur diye önemsemeden aklımızda ne varsa kağıda dökmektir. İlk başta saçma gelse de artık eğlencili oldu, çünkü artık eskisi gibi nasıl yazarım diye upuzun düşünüp taşınmaya gerek kalmadan yazının yalın hali hemen yazarım, sonra rahat rahat düzeltirim.
Ben de stenografinin sembolleri ezberledikten sonra serbestyazarak alıştırmaya başladım. Bu alıştırmayı kolaylaştırmakla kalmamış, aynı zamanda en çok hangi sembollerde zorlandığımı anlayarak onlara odaklanmayı ve öğrenmemi daha da kolaylaştı.
YENİLEMEK:
Serbestyazarken bazı sembollerde çok zorlaştığımı fark ettim. Bunu nasıl çözeceğim düşünürken aklıma bir fikir geldi: Madem bunu kendim için öğreniyorum, o zaman neden bu sembolleri benim yazdıklarıma uyacak şekilde değiştiremiyorum? 
Birçok sembolleri değiştirdim, zamanla kendim sembollerimi bile geliştirdim.
Umarım bu makale sizlere faydası olur. Unutmayın:
"Akıl, öğrenmekten asla yorulmaz" Leonardo Da Vinci
"Yeni şeyler öğrenmekten asla çekinmeyin. Öğrenmeyi bıraktığınız anda zihniniz yavaş yavaş ölmeye başlar" Travis Towne.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Get Moving

Bir Staocı Filozofu Gibi Ertelemeyi Bırakmak

Triggering Bad and Good Habits